 |
 |
|
Biyografi
1976’da İstanbul’da doğdu. Çocukluk
yıllarlında klasik bale eğitimi aldı.
Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar
Fakültesi Endüstri Ürünleri Tasarımı
bölümünde 4 yıl okudu ve 7 yıl Koç,
Sabancı ve Nova Reklamcılık’ta tasarımcı
olarak çalıştı. İş hayatına başladığı
yıl hobi olarak dans etmeye başladığı
flamenko ile daha sonraki yıllarda
profesyonel olarak ilgilenme kararı
aldı.
Profesyonelliğe ilk adımı 2003 Ekim’de
başlayarak bir sezon boyu devam eden
“Venta
Del Torro” adlı bir İspanyol
Lokantası’nda dans ederek oldu. Kendini
geliştirmek adına 4 yıllık Türkiye’deki
eğitiminin yanısıra 2004 Temmuz-Ağustos
dönemi boyunca İspanya’nın Madrid
şehrinde“Avrupa Birliği Projesi (
Leonardo da Vinci Projesi)” kapsamında
burslu olarak flamenko eğitimi aldı ve
çok sayıda workshopa katıldı. Bu yıl
yine İspanya’nın çok büyük başarılara
imza atmış bir Flamenko sanatçısı olan Eva La Yerbabuena ile çalışma fırsatı
bulmuştur.
Yurtiçi ve yurtdışında birçok eğitmenden
flamenko eğitimi aldı ve pek çok
gösteride öğrendiklerini sergileme
fırsatı buldu. 2004-2005 sezonu boyunca
İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin
sergilemiş olduğu Carmen adlı eserde
flamenko dansçısı olarak görev aldı.
2004 yılında kurmuş olduğu “Flamenco De
Payo” grubu ile çok sayıda flamenko
gösterileri gerçekleştirdi. Pfizer,
Renault, YapıKredi gibi firmalarla
gösteriler organize etti.Niş Bar-Restaurant,Whisper’s
Cafe, Zeytindalı Rest.’a flamenko
geceleri düzenledi, Sabancı Üniversitesi
ve Koç Üniversitesi’nde konser verdi,
Dr.Safa Yeprem Yalova Konser’i’nde konuk
grup olarak yer aldı.İsmi “Flamenco de
Soledad” olarak değişen grubuyla halen
gösterilerine devam etmektedir.
2007 yılından bu yana Ankara’da kurulmuş
olan “Mavisiyah Flamenko Topluluğu”nun
dansçısı olarak grupta yer almaktadır.
Bu grupla birlikte Türkiye’nin birçok
ilinde konserler vermiş ve pek çok
televizyon programına konuk olmuştur.
Farklı projelerde dansçı kimliğiyle yer
almıştır. Avrupa Birliği Bilgi Büroları
tarafından hazırlanan bir projede
İspanya dans birincisi David Perez’in
grubuyla turneye katılmış Türkiye’nin 5
farklı ilinde dans etmiştir.
Burak Aydos Konseri,Tanini Trio
Konser’lerinde konuk dansçı,
Türk- Japon
Vakfı Musiki Korosu’nda
“Endülüs’te
Raks” adlı parçadaki dansı ile konuk
sanatçı, Yönetmen Tunç Başaran’ın
Vesaire Vesaire adlı sinema filminde
dansçı, Pop Sanatçısı Gülşen’in Canın Sağolsun adlı klibinde dansçı.
Pek çok televizyon kanalına konuk
olmuştur. Trt1,Trt2, TrtTürk, Cine5,
Kanaltürk, Habertürk, Ntv, Ata Tv.bunlardan
bazılarıdır.
Profesyonel dansçılığının yanı sıra 2003
yılından bu yana flamenko dans eğitimi
vermektedir. YapıKredi Kültür Sanat,Cafe
Boleo, İrlanda Kültür Merkezi, İstanbul
Üniversitesi,Bilgi üniversitesi ,Gahraman
Nasirov Uluslararası Sanat Merkezi, Mim
Sanat Merkezi, Fazil’s Studio NYC eğitim
vermiş olduğu yerler arasındadır .
Eğitmenlik kariyerine “Flamenko Ankara
Derneği”nde devam etmektedir.
İçimdeki Tukunun Dansa Dönüşmesi
Çocukluk yıllarında bale eğitimi ile
başlayan dans tutkusu gün geçtikçe
içimde büyümeye başlamıştı. İstanbul'da
izleme fırsatı bulduğum İspanyol
Nasyonel Balesi'nin büyüleyici
gösterisiyle içimde büyüyen bu dans
ateşini artık nasıl söndüreceğimi
biliyordum. İstanbul’da flamenko kursu
açıldığını duyar duymaz eleme sınavına
katılarak 1999 yılında flamenko macerama
başlamış oldum. Önceden hobi olarak
başlayan bu dans zamanla beni
rahatlatan, özgürleştiren, yaşamanın
tadına varmamı sağlayan vazgeçilemez bir
ihtiyaç haline geldi.
Dans ederken, dans öğrenirken sadece
flamenkoyu düşünüyordum. Başka sorunlar,
dış dünya, gerçek yaşam, sıkıntılar
hiçbir şekilde aklıma gelmiyordu. Sadece
yaptığım dansa konsantre oluyordum. Bu
sebeplerden dolayı içimde artık
dayanılmaz boyutlara ulaşan flamenko
tutkusuna daha fazla karşı koyamayarak
başlangıçta maddi zorluklarla
karşılaşacağımı bilmeme rağmen
profesyonel iş yaşamımı bir kenara
bıraktım ve hayatımın geri kalan
kısmında sadece flamenko dansı ile
ilgilenmeye karar verdim. Flamenko
sanatı, başladığım yıllara oranla ilgi
bir hayli gelişmiş, yaygınlaşmış
durumda. Bu da sevindirici.
Bence insanın hayatta tutkuyla
bağlanabileceği şeyi bulabilmesi büyük
bir şans. Flamenko da benim için bir
şans oldu. O yüzden herkesin, bir kez
geldiği hayatta kendisini mutlu kılacak
tutkusunu aramasını ve peşinden
gitmesini dilerim.
Sevgiler,
Melis Cangüler
|
|
 |
|